• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

ANA SAYFA


RSS

KÜNYE

İLETİŞİM


www.ahmetcansever.com
Merve Küçük
GEÇERKEN UĞRADIM YÜREĞİNDEN
20/05/2020

GEÇERKEN UĞRADIM YÜREĞİNDEN

İnsanın duyguları dalgalara benziyor. Bazı olaylarda o kadar sakin ki bazı olaylar da kayaları delen, parçalayan hırçın dalgalar haline gelebiliyor. Sevmek dünyanın en güzel şeyi bunu hep savunuyorum ama acısını çekmek eriyen buzu tekrar soğutmak gibi her defasında katılaşıp eritmek kendini.

Alışkanlıklarımız bazen ciddi sonuçlar doğurabiliyor hayatımızda. Neye alışsak gidiyor bir gün. Gideceğini bildiğimiz halde neden alışıyoruz ki? Çünkü sevmek alışmaktır sevgiye. Sevmeye alışınca vazgeçmesi imkansız oluyor ve imkansız olan şey seni her zaman zorluyor.

Bırakmak istediğim o kadar çok duygu var ki alıp ellerimle yerine koymak istiyorum tek tek. Bazı duyguları içimden atmak istiyorum bazı acıların yerini yok saymak istiyorum. Keşke kolay olsaydı değil mi? İstemediğin bazı parçaları puzzledan çıkartmak. Sevmiyorsan yerine başka duyguyu koymak ama o kadar kolay olmuyor ruhun tamamlanması o sevmediğin parçalarla tamamlanıyor.

Kıyıda köşede bile kalsa kıyısından köşesinden seninle var oluyor ve seninle olanda seninle kalıyor gitmiş olsa bile. İçimizde biriken denizlerin sularını boşaltmak istiyoruz zaman zaman. Denizin kapağını açacaksın ve yavaş yavaş birikintiden kurtulacaksın. Sevmeyi bilen herkes içinde biriken taşkın denizlerden kurtulmak ister. Ağır gelir denizin yükü sığamazsın boğulursun. Boğazına atılan düğmük her acının sonunda aynıdır. Nefesin kesilircesine sesin kısılırcasına.

Haykırmak istesen de sanki ses tellerini birbirine bağlamışlardır içine akar acılar. Birinin gidişini izlemek. Gitmesine izin vermemek ama gideceğini bilmek. Zoru sevmeyi seviyor olabiliyor muyuz? Alışkanlıklarımızı kontrol altında tutmak zor mu geliyor acaba? Ya da o an farkında olmuyor muyuz alıştığımızın? Sevmenin neresi zor olsun ki bence birine karşı duygusuz olmak çok acı hissizleştirmek kendini evrendeki tüm canlıya karşı sevecek bir parça bulamamak, ruhunu tamamlayamak.

En zorlandığımız kısım alışkanlıklarımızı da kontrol edememek. Ne zaman birinden ayrılmak zorunda kalsak onunla aramızdaki bağlayıcı özelliğin ortaya çıktığını fark ederiz. Anılar, yaşanmışlıklar, dertler, kederler, kahkahalar, göz yaşları. Biriken deniz işte odur içimizde, geçmişin izi, geçmişin imzası.

Farkında olmadan da alıştığımız o imzaya tutunuyoruz. Kimseden gidememek, kimseden vazgeçememek. Peki gittiğinde ne olur, giderse durumu nasıl toparlarız? İşte ona da alışırız, kendimizi o duruma alıştırmak zorunda bırakırız. İmzası atılmış bir geçmişin yokluğuna alışmak kolay olmayacak ama zoru sevenler her defasında çözümler bulacaktır. Ağlamaktan sıkılan gözler, acıyan kalpler, yanan yürekler bir gün yenik düşecektir ve yoluna devam edecektir. Yolumuzu yeni yollara bağlayan kaderinde bir bildiği vardır deyip gülümsemeye, yürümeye, koşmaya, yorulmaya, güçlenmeye yeniden yeniden alışmaya devam edeceğiz. Yol uzun gelse bile yolu yarılamış olabiliriz.

 

‘bugün geçerken uğradım yüreğinden.’



117 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÖZGÜR OLMAK NEDİR? - 25/06/2020
Özgürlüğün herkesçe bir tanımı vardır, herkesin özgürlük anlayışı farklıdır. Kimine göre esaretten kurtuluş, kimine göre sağlık, kimine göre aşk, kimine göre yalnızlık, kimine göre ayakta kalmak, kimine göre her şeyi tek başına halletmektir.
GİZLENMİŞ SORULAR... - 03/05/2020
Hızlı adımların arkasında kalıyor bazen yaşam. Sen ne kadar koşarsan koş yetişemiyorsun. Ne kadar çırpınırsan çırpın, bazen duraktaki otobüsü kaçırıyorsun. Nefes nefese kalmışsın; “Şimdi ne yapacağım?” diyorsun…