Bugun...


Merve Küçük

facebook-paylas
FARKINDALIKLARIMIZ
Tarih: 13-06-2021 23:33:00 Güncelleme: 13-06-2021 23:33:00


FARKINDALIKLARIMIZ 

 

Bir pencere kenarında bir hayatı sorguluyorum dedim kendi kendime. Nedenler, niçinler, nasıllar bitmedi bitmeyecek de anladığım kadarıyla. Biri bitiyor bir yenisi ekleniyor.

 

Bir derdin ortasında bulunca kendini sonsuza kadar sızlayacak sanıyorsun o dert içinin bir yerlerinde. Sonra birden mutlu oluyorsun yüzünde en sahici, içten gülümseler eşlik ediyor bu dansına. Hep burada kalsam diyorsun bu an hep olsa. Hüzünler arkada kalmış, mutluluklar kapılarını açmış sana. Ne güzel bir an deyip iç geçiriyorsun ama onun kıymeti geçtikten sonra… 

 

Yani dünden bahsediyorsun. Dün güzeldi gülmek için milyonlarca sebebim vardı hatta uyandığım için güldüm, ayağım takıldığı için kahkaha attım, canım acıdı ama komikti. Sonra bir gün ayağın çok hafif çarpıyor kapıya. Başlıyorsun haykırmaya ortalığı ateşe atmaya. İçinden bir şeyler kopuyor sanki öyle canın acıyor ki dinmiyor sızısı. Daha çok ağlamak daha çok göz yaşı dökmek istiyorsun. Belki annene sarılmak istiyorsun o an, belki babana, belki de çok özlediğin birine. Koca evin bomboş duvarlarında sadece kendine de sarılabiliyorsun. Kendi yaralarını kendin sarmayı öğrendiğinden beri en yakınına yani içindeki çocuğa sarılıyorsun o an. Onun yaralarını örtmeye çalışıyorsun, kendi kendinin yara bandı oluyorsun...

 

Birikmiş duyguların acısı öyle bir anda çarpıyor işte ruhuna. Aslında acıyan yanın vücudun değil içinde bir yerlerde sızlayan, dinmeyen yaraların, travmaların. Ah çocuk diyorsun kendine neden bu kadar ağlıyorsun? Neydi o acıyı sana tekrar anımsatan duygu? 


Bizim içimize attıklarımız vücudumuzun her bir yerinde iz bırakıyor aslında. Hayatı boyunca kendi ayakları üstünde duran insanların vücutlarında hep bir ağrı olur. Sırtı ağrıyan insanların genelde üzerindeki yükler hep fazladır. Kolları ağrıyan insanların taşıdığı yükler ağırdır. Beli ağrıyan insanların tüm sorumlukları üzerine alan kişilerdir. Bunun gibi vücudun her bölgesiyle örnek verebilirim ama bugün kendi kendimin doktoru olmak istiyorum derseniz eğer vücudunuzu dinleyin. Hangi bölgeniz daha çok sızlıyor hangi bölgeniz size o acıyı anımsatıyor. İşte kendini tanımak, anlamak orada başlar. Üstünü örtmeden sahiplenerek, sarılarak ve en önemlisi onları severek tüm benliğinizle. 
Ne zaman içten dua etsem bir kuş geçiyor pencerenin önünden uzun zamandır bunu düşünüyorum. Neden sürekli ettiğim duadan sonra uçan bir kuş kanatlarını çırpıp geçiyor gözlerimin önünden. Anladım ki benim de arınmam gereken bir geçmişim varmış. Hafızamdan silip atamadığım onca şeyi yok edip özgürce uçmam gerekiyormuş. Farkındalık yaşamak hayatımın en güzel hislerinden biri haline geldi. Pencerenin önünde rüzgarın saçlarımı savururken hissettirdiği o tatlı esintiyle bu hayatta neden var olduğumu anlamaya çalışırken umutlarımı kalbimin tam ortasına koyarak en güzeli de severek her şeyin farkında olmayı seçiyorum. 


‘bugün esti yine bir rüzgar’



Bu yazı 138 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
nöbetçi eczaneler
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
HABER ARA
resmi ilanlar
Henüz anket oluşturulmamış.
NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
YUKARI